Bir kaybın ardından sevgiyi taşıyabilmek

Yazı ve fotoğraf: Emel Kılıç
Yas üzerine yazmak kolay değil. Bazen bir şiir, kendi sözlerimizle anlatmakta zorlandığımız duygulara ses verebilir. Bizi bir an durmaya ve hislerimize kulak vermeye davet edebilir.
Yas, sevdiğimiz birinin ölümünün ardından yaşanabileceği gibi bir ilişkinin sona ermesiyle, birine duygusal olarak veda ettiğimizde ya da kronik bir hastalık hayatımızı değiştirdiğinde de ortaya çıkabilir. Onu özlerken; sağlığımızı, alıştığımız yakınlığı ya da umut ettiğimiz bir geleceği de özleriz.
Özdemir Asaf'ın şiirinden aktarılan bu dizeler, birinin içimizde yaşamayı nasıl sürdürebileceğini de bize anlatıyor:
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.
Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.
Veda etmek, onunla aramızdaki bütün bağların yok olması anlamına gelmek zorunda değil. Birinin bizim için taşıdığı anlam; anılarda, sözcüklerde ve küçük alışkanlıklarda varlığını sürdürebilir. Özlem canımızı acıtsa da bu bağ bize teselli verebilir.
Yakın bir ilişkide yalnızca zamanı ve deneyimleri paylaşmayız. Birinin sesine, varlığına ve tepki verme biçimine alışırız. Aramızdaki bağ, hayatımızın bir parçası hâline gelir; ölümün ardından gerçeklik değişir; ancak duygularımız, alışkanlıklarımız bu değişime hemen ayak uyduramaz. O kişinin öldüğünü biliriz ama yine de ona bir şey anlatmak, telefon etmek ya da eve geldiğini görmek isteriz.
Kaybettiğimiz kişiyle olan bağımız; anılarda, ritüellerde ve onun bizim için taşıdığı anlamda varlığını sürdürebilir.
Örneğin bir fotoğrafı saklayabilir, birlikte yediğiniz bir yemeği yapabilir ya da içinizden onunla konuşabilirsiniz.
Bir fotoğraf bir gün sizi teselli ederken başka bir gün ağlatabilir. Bir anı, aynı anda hem minnettarlık hem özlem uyandırabilir. Canınızı acıtması, size iyi gelmediği anlamına gelmez.
Hayatınıza devam edebilmek için sevdiğiniz kişiyi unutmanız gerekmez. Onu her gün anmak ya da bütün eşyalarını saklamak zorunda da değilsiniz. Aranızdaki bağın biçimi değişebilir.
Sevgiye sadık kalmak, acının hep aynı yoğunlukta kalmasını gerektirmez.
Bazı günler özlem ön planda olabilir. Başka günlerde çalışır, yemek yapar, biriyle buluşur ya da bir şeye gülersiniz. Ardından suçluluk hissedebilirsiniz:
"Onu unutuyor muyum?"
Gülmek, sevginizi azaltmaz. Özlemek ve yaşamaya devam etmek bir arada var olabilir.
Bir anın tadını çıkarmak, o kişiyi unuttuğunuz anlamına gelmez. Yeniden bir şeyi heyecanla beklemek de ona ihanet etmek değildir.
Her ilişki geride yalnızca sıcak anılar bırakmaz. Sevginin yanında öfke, hayal kırıklığı, suçluluk ya da söylenmemiş sözler de kalabilir.
Bazen kişinin kendisini özleriz.
Bazen de ondan görmeyi umduğumuz şeylerin eksikliğini hissederiz: anlayış, güven ya da yakınlık.
Birini özlerken aynı zamanda ona kırgın olabilirsiniz. Güzel anıları korurken zor olanları da kabul edebilirsiniz.
Birinin hatırasına saygı duymak, kendi yaşadıklarınızı yok saymanızı gerektirmez.
Yas, kendi başına bir hastalık değil ancak acı bazen gündelik yaşamı uzun süre boyunca ciddi biçimde zorlaştırabilir. Böyle zamanlarda profesyonel destek, neler yaşandığını anlamaya ve hangi desteğin uygun olacağını belirlemeye yardımcı olabilir. Daha erken de yardım isteyebilirsiniz. Acınızın "yeterince ağır" olmasını beklemeniz gerekmez. Neye ihtiyaç duyduğunuzu aile hekiminizle ya da bir psikologla konuşabilirsiniz.
Belki de yasla yaşamak, birine hayatımızda bir yer verirken kendimize de alan bırakabilmek.
Hatırası bizde kalabilir. Onu yanımızda taşıma biçimimiz değişebilir. Sevdiğimiz birini kalbimizde yaşatmak ve kendi hayatımızı yaşamaya devam etmek bir arada mümkün.
Kaynak gösterimi
Kılıç, E. (2026). Bir kaybın ardından sevgiyi taşıyabilmek. https://www.emelkilic.be
© 2026 Emel Kılıç. Tüm hakları saklıdır. Bu yazının bağlantısını paylaşabilirsiniz. Yazarın adı ve özgün yazının yayımlandığı web sayfası açıkça belirtilmek koşuluyla metin, eğitim veya klinik amaçlarla değiştirilmeden yeniden kullanılabilir. Ticari kullanım ya da uyarlama için önceden yazılı izin alınması gerekir. Bu izin, alıntılanan şiir bölümünü kapsamaz.
